Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

10 Haziran 2012 Pazar

İSLAMDA AKRABA


8- İSLAMDA AKRABA
Akraba: Birbirine yakın kimseler; Aralarında nesep, süt, veya evlilikten doğan bir yakınlık bulunanlara verilen addır. Dinimiz akrabalık bağlarının kuvvetli olmasına son derece büyük önem vermiştir. Kuran-ı kerimde akraba bağlarının güçlü olmasını tavsiye eden birçok ayeti kerime mevcuttur. Hadis kitapları da akraba hakkındaki hadislerle doludur. Cuma günleri imamların her hafta hutbede okudukları ayet akraba ile ilgilidir. İşte
AYET: Nahl-90) (veitai zilgurba):”Muhakkak ki Allah akrabaya yardım etmeyi emreder.”( Kuran-ı kerim akrabalık bağlarını kesenlerin lanetleneceğini ve cehennemlik olacağını bildirir. Bu husustaki ayet-i kerime şudur.
AYET: (Rad-25) ”Allah’ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri, akrabalık bağlarını koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar. İşte lanet onlar içindir. Ve kötü yurt cehennem onlarındır Başka bir ayeti kerimede ise
AYET: (Nisa-1)” Allahtan ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Böylece Allah(cc) Ancak Allahtan korkmayanların akrabalık bağlarını koparabileceğini; Allahtan korkanların ise asla akrabalarla bağlarını koparamayacağını bize açıkça bildiriyor. Akrabaya iyilik yapmanın Allah(cc) katında ne kadar büyük önemi olduğunu şu ayeti kerimeden anlıyoruz. İşte ayet
AYET: (Nisa- 36) ”(Vebizilgurba)”Akrabaya iyilik edin.
AYET: (Bakara-215)” Allah(cc) için harcayacağınız şey, ana baba, akraba ve fakirler için olmalıdır.
Yine başka bir ayeti kerimede ise akrabaya hakkını vermemiz emrediliyor. İşte ayet.
AYET: (İsra -26)”Birde Akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Başka bir ayette ise şöyle buyrulur.
AYET: (Rum -38)”O halde sen akrabaya, yoksula ve yolda kalmışlara hakkını ver.
      Sayın okurlarım dikkat ettiyseniz akrabaya hakkını ver buyuruyor rabbimiz. Demek ki akrabaya yardım etmek bir lütuf değil zaten yapman gereken bir vazife hakkı olana hakkını vermektir. Akrabaya yardım eden ona bir şey bağışlamış değildir. Onun hakkı olan şeyi ona vermiştir. Allah(cc) akrabaya yardım etmemeye yemin edenlerin bu yeminlerini bozmalarını gerektiğini. Yemin ettim diye akrabaya yardım etmekten kurtulamayacağını mutlaka yeminlerini bozup akrabaya yardım devam etmeleri gerektiğini, Bunu yapanların yani yeminin bozupta akrabaya yardım etmeye devam edenleri kendisinin affedeceğini bize bildiriyor. İşte Kuran-ı kerimdeki o ayet.
AYET: (Nur22) ”İçinizdeki zenginler akrabaya yardım etmemeye yemin etmesinler. Yeminlerini bozsunlar; akrabalarının suçlarını affetsinler ki Allah’ta onları affeder ve bağışlar.
HADİS: ”Kim rızkında genişlik olmasını, ecelinin geciktirilmesini, sevip arzu ederse akrabasına ziyaret ve iyilikte bulunsun.(Buhari- Müslim-Riyazüssalihin-252)
 Aman Allah’ım ne büyük lütuf biz her zaman rızkımızın darlığından, ve uzun ömür yaşayamamaktan şikayet etmez miyiz?
 İşte cevabı bu hadis. Ey rızkının genişlemesini, ömrünün uzun olmasını dileyen kardeşim. İşte çözüm akrabanla ilişkini kesme ona iyilik et bu kadar basit. Basit diyorum ama şeytan ve nefis. En çokta akrabaların arasını bozar. Bugün etrafınıza bakın herkes akrabayla dargın. Ne bayramda ne seyranda bir kez olsun akrabanın kapısını açmaz olduk. Ondan sonrada niçin rızkım dar niçin? Geçim sıkıntısı çekiyorum diye şikayet ederiz. İşte çözüm. Şeytanını nefsini yen, akrabanla arandaki buzları erit. O senden kaçsa bile sen ondan kaçma görevini yap. Peygamberimiz(sav) Allaha ve ahirete imanın ancak akrabayı gözetmek ve kollamakla mümkün olacağını bize çok açık bildiriyor.
HADİS: ”Kim Allaha ve ahiret gününe inanıyorsa akrabalarını gözetsin.(Buhari-ilim-37) Müslim-Birr ve sıla-17-Riyazüssalihin-249)
HADİS: Sahabeden biri peygamberimize gelerek akrabalarına iyilik yaptığını fakat onlardan kötülük gördüğünü Akrabalarına yanaştığını fakat onların kendisinden kaçtığını onlara güzel davrandığını fakat onların kendisine kaba ve sert davrandığını söyleyince Peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur.
HADİS: ” Eğer dediğin gibi davrandıysan Sanki sen onlara sıcak kül yedirmiş gibisin. Sen bu hal üzere devam ettikçe onlara karşı Allahtan gelen bir yardım. Daima seninle beraberdir. Buyurdu.(Müslim-Riyazüssalihin-251)
Peygamberimiz(sav) akrabaları ile ilişkiyi kesenlerin amellerinin(yaptığı hayır, iş, sadaka, ibadet) Allaha ulaşmayacağını bize bildiriyor. Peygamberimiz(sav) buyuruyor ki
HADİS: ”Her cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allaha arz olunur. Yalnız sılai rahim(Akraba ziyareti) de bulunmayanların amelleri kabul edilmez.(Ahmet. b. hambel-48-4) Yine şöyle buyuruyor.
HADİS: ”Akrabalık arşta asılıdır. Ve derki beni gözeteni Allah gözetsin. Beni terk edeni Allah terk etsin der. (Müslim Birr ve sıla-17) Belki de Peygamberimiz (sav) bu hususta en ağır hadisi şudur.
HADİS: ”Akrabalık bağlarını koparan kimse asla cennete giremez. Onun yeri narı cehennemdir.(Buhari- edep-11) Aman Allah’ım ne büyük tehdit ne korkunç son lütfen bu hadisleri defalarca düşüne düşüne okuyun.
Kuran-ı kerimden onlarca ayete ve Sahih hadislerden oluşan bu hadislere kulak kabartalım, kulaklarımızı ve gözlerimizi dört açalım. Sakın ha aman boş ver demeyelim. Bu ayet ve hadisleri asla aklımızdan çıkarmayalım. Akrabalarımızdan darbe yiyebiliriz. bize miras kalan mallarımızı zorla elimizden almış olabilirler, Bizi dövmüş , bize hakaret etmiş olabilirler. Her ne kötülük yapmış olurlarsa olsunlar. Akrabalarımızla ilişkimizi kesmemeliyiz. Çünkü ne ayetlerde nede hadisi şeriflerde akrabası kötü olan bundan muaftır denmiyor
 Sayın okurlarım. Bize her türlü eza ve cefayı çektiren akrabalarımıza karşı hoşgörülü davranırsak kazanan biz oluruz hem dünyada hem ahirette kazanırız. Allah(cc) ve Peygamber(sav) yanında olan kimse elbette ki kazanır. Kaldı ki Elinizden miras malını zorla alanlar ki genelde kız kardeşlerin malına el konuyor. Üstelikte buna Kuran ayetleri alet ediliyor. Bu konuyu uzun uzun açıklamıştım. Merak edenler. ‘İslam da Nesh yoktur” adındaki siteme bakabilirler. ) Akrabalarının malına el koyanlar eninde sonunda ya kendileri ya da çocukları haklarını yedikleri akrabanın eline düşüyor. Allah(cc) onu hakkını yediği akrabaya muhtaç ediyor. O nedenle her ne olursa olsun akrabaların zulümlerine katlanalım. Kazançlı çıkalım. Allah’ın ve peygamberimizin müjdelerine kavuşalım. Elbette bunu yapmak zordur. Kolay olsa sana hem dünyayı hem ahireti verirler mi. Basit bir memur olmak için 20 yıl okuyorsun, yüzlerce kez sınava giriyorsun. Gece gündüz çalışıyorsun. Hem malından hem canından hem istirahatinden hem özgürlüğünden onca fedakarlık yapıyorsun da ancak memur olabiliyorsun. Elbette büyük ödüller büyük bedeller ödemeyi gerektirir. Peygamberimiz(sav)akrabaya verilen sadakanın iki kat daha büyük sevap olduğunu bakın nasıl buyuruyor.
HADİS: ”Yoksula yapılan sadaka 1 sadakadır. Akrabaya yapılan sadaka 2 katıdır. Biri sadaka sevabı İkincisi ise sıla-ı rahim sevabıdır.(Tirmizi-zekat-28) Peygamberimiz(sav) Akraba ziyaretinin(sıla-ı rahim) çok önemli olduğunu ama asıl önemli olanın sana gidip gelmeyen seninle arası açık olan akrabayı ziyaret etmek olduğunu bakın nasıl açıklıyor.
HADİS: ”İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi tam anlamıyla akrabasını görüp gözetlemiş olmaz. Hakiki sıla hakiki iyilik Kişinin kendisi ile ilişkisini kesen akrabasını ziyaret etmesi ve yardım etmesidir.(Buhari-Edep-15)
Akraba; Kan bağının, akrabalığın, ilişkilerinin önemini inkâr etmez. Bunları kabul ederek bağların güçlendirilmesini, ilişkilerin geliştirilmesini öngörür. Bu nedenle Kur'an'da müminler akrabalık bağlarının kesilmemesi konusunda uyarılır:
AYET: (En-Nisa /1) "Allah'tan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının." Muhammed suresinde ise akrabaları ile bağlarını kesenler şiddetle uyarılır ve akrabalık bağının kesilmesi münafıklık alameti olarak gösterilir ve şöyle buyurulur:
AYET:  ." (Muhammed suresi / 22-23)"Demek iş başına gelecek olursanız, yeryüzünde bozgunculuk yapacak, akrabalık bağlarını koparacaksınız öyle mi? Onlar Allah'ın lânetleyip sağırlaştırdığı, gözlerini kör ettiği kimselerdir AYET: (el-Hucurat /10) Kur'an'a göre müminler kardeştirler ama akrabalar birbirine daha da yakındır:
AYET: (el-Enfal/75)"Rahim sahipleri (kan akrabaları) Allah'ın kitabına göre birbirine daha yakındırlar".
AYET: (el Ahzab/6)"Rahim sahipleri (anne tarafından akrabalar) da Allah'ın kitabında birbirlerine öteki müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar"  Bu nedenle birbirlerinin mirası hakkında öncelikle hak sahibidirler. Ancak bunun dışında da akrabaların gözetilmesi, onlara yardım edilmesi gerekir:
AYET: (en-Nur, 24/22) "Allah adaleti, ihsanı, akrabaya vermeyi emreder." AYET: (en-Nahl /90) "Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler."
HADİS: Rahim (akrabalık bağı) Rahman'dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 16, (1925); Ebu Davud, Edeb 66, (4941) Ravi (r.a.): Abdullah İbnu Amr İbni'l-As)
HADİS: Resulüllah (sav) buyurdular ki: "Nesebinizden sıla-i rahm yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır." (Kaynak: Tirmizi, Birr 49, (1980) Ravi (r.a.): Ebu Hüreyre)
HADİS: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama zi-rahm'a (yani akrabaya) yapılan ikidir; Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka." (Kaynak: Nesai, Zekat 82, (5, 92); Tirmizi, Zekat 26, (658); İbnu Mace, Zekat28, (1844) Ravi (r.a.): Selman İbnu Amir)
Allah, insanlara kötülük yapmaktan sakınmalarını emretmiş; zulmü, zorbalığı, öldürmeyi, kan dökmeyi yasaklamıştır. Allah'ın bu emrine uymayanlar, ayette geçen ifadeyle "şeytanın adımlarını izleyenler" olarak nitelendirilmiş ve açıkça Allah'ın haram kıldığı bir tutum içerisine girmişlerdir. Kuran'da bu konudaki birçok ayetten bazıları şöyledir:
 AYET: (Rad,13/25)"Allah'ın ahdini, O'na söz verdikten sonra bozanlara, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği (akrabalık bağlarını) koparanlara ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlara gelince, işte lânet onlaradır. Kötü yurt cehennem de onlaradır."
AYET: (Bakara Suresi,2/ 60)" Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için yalnız azıp yeryüzünde fesat çıkarmayın"
AYET: (Araf Suresi, 56) "Yeryüzü düzene girdikten sonra bozgunculuk yapmayın. Allah'a azabından korkarak, lütfunu umarak dua edin. Şüphesiz Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır." Resûlullah efendimiz, Müddessir suresinin nazil olmasıyla, insanları İslam dinine davete başlamıştı. Bu daveti gizli yapıyordu. Bir müddet sonra da:
AYET: (Şuara suresi: 214) "Yakın akrabanı Allahü teâla'nın azabı ile korkutarak, onları hak dine çağır"  mealindeki ayet-i kerime nazil oldu. Bunun üzerine Muhammed (SAV) akrabalarını dine davet etmek için Hazret-i Ali'yi gönderdi ve hepsini Ebu Talib'in evine çağırdı ve onları hak dine çağırdı.
İslâmiyet gerek İslam'a davet konusunda, gerek iyiliği emir ve tavsiye konusunda gerekse yardımlaşma ve dayanışma konusunda hep yakından uzağa ilkesini takip etmiştir.
   Sayın okurlarım bu konuda ciltler dolusu kitaplar yazılmıştır. Binlerce hadisi şerif ve onlarca ayet mevcuttur. Ancak şu ayet meali ile son vermek istiyorum. Allah (cc) kuran-ı kerimde buyuruyor ki.
AYET: (Muhammet-22-23) ”Demek idareyi ve hakimiyeti ele alırsanız. Hemen yeryüzünde fesat çıkaracak, akrabalık bağlarını bile kesip koparacaksınız. Öylemi. Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden kovmuşta, duygularını almış, gözlerini kör etmiştir.(cehennem onları beklemektedir.)’’ Allah(cc) bizi böyle akrabaların şerrinden muhafaza eylesin. Bizleri akrabalarının zulmüne katlanmak için sabır ihsan etsin. bizleri şeytanın ve nefsin şerrinden muhafaza eylesin. AMİN!